Söyleşi Notları

Ece Kamar (Microsoft Research Corporate VP) - Everyday AI Söyleşi Notları

Enis Erdem Yurdatapan
18 Şubat 2026
8 dk okuma

Microsoft Research'te Corporate VP pozisyonunda çalışan Ece Kamar'ın Everyday AI söyleşisinden dikkatimi çeken 12 önemli not. Society of Agents vizyonu ve yapay zekanın geleceği.

Ece Kamar Everyday AI Söyleşisi

Bu yazımda Microsoft Research'te Corporate VP pozisyonunda çalışan Ece Kamar'ın, geçtiğimiz hafta konuk olduğu Everyday AI bölümündeki söyleşiden dikkatimi çeken 12 notu paylaşacağım. Favori yapay zeka araç ve kanallarımızı paylaştığım ilk yazımda Everyday AI'ı size tanıtmıştım. Ece Hanım'ın konuk olduğu bölümü görünce hem mutlu oldum hem de kendisinin kariyerini ve çalışmalarını dinleyince gurur duydum. Bu vesileyle kendisine yapay zeka alanına olan katkıları ve programdaki paylaşımları için de teşekkür etmiş olayım.

1. 20 Yıllık Süreç: Popüler Olmayan Bir Alandan Ana Akıma

Ece Hanım'ın veri bilimi ve yapay zeka ile hikayesi aslında 20 yıl önce, Harvard'da doktora yaparken başlamış. Kendi tabiriyle o dönemde "Yapay Zeka Ajanları" (AI Agents) konusu kimsenin ilgisini çekmeyen, hiç de "havalı" olmayan bir alandı. Ece Hanım, o günlerde insanlarla etkileşimde bulunarak bir şeyler yapabilen ajanların hayalini kurduklarını ancak teknolojinin yetersiz kaldığını belirtiyor. Bugün ise "Large Reasoning Models" (Akıl Yürütme Modelleri) sayesinde, 20 yıl önce sadece prototipte kalan hayallerin gerçeğe dönüştüğü bir döneme tanıklık ediyoruz.

2. Chatbot Devrinin Sonu: Sadece Konuşan Değil, "İş Yapan" Sistemler

Uzun süredir yapay zekayı bize cevap veren "Chatbot"lar olarak tanıdık. Ece Hanım, artık bu devrin kapandığını ve aksiyon devrinin başladığını söylüyor. Bize sadece ne yapmamız gerektiğini söyleyen değil, bizimle birlikte o işi yapan sistemlere geçiyoruz. Bu geçiş, modellerin sadece dil üretmesini değil, dünyada hareket etmesini sağlayan yeni bir teknolojik katmanla mümkün oluyor.

3. "Society of Agents" Vizyonu: Ajanların Takım Oyunu

Yayının ana teması olan "Society of Agents", tek bir süper zeka yerine, birbiriyle konuşan uzman ajanları işaret ediyor. Tıpkı insanların bir işi yaparken izole çalışmayıp başkalarıyla iletişim kurması gibi, benim ajanım sizin ajanınızı arayıp toplantı ayarlamaya başlayacak. Ece Hanım yayında, bir şirketin departmanları gibi; biri yasal işlere, biri satışa bakan farklı ajanların insanlarla takım kurarak çalıştığı bir vizyon çizmiş.

4. New York Times Bulmacasını Çözmek İsterken Şifre Sıfırlayan Ajan

Ajanların otonomisiyle ilgili verilen en çarpıcı örnek, Ece Hanım'ın kendi ekibinin geliştirdiği bir ajanla yaşadığı deneyimdi. Kendisi, ajandan New York Times'taki bir bulmacayı çözmesini istiyor. Ajan siteye gidiyor, üyelik gerektiğini görüyor, şifreyi bilmediği için "Şifremi Unuttum" butonuna basıp Ece Hanım'ın mailine şifre sıfırlama bağlantısı gönderiyor. Görev "bulmacayı çözmek"ti ama ajan, hedefe ulaşmak için "şifre sıfırlamak" gibi beklenmedik bir yolu kendi kendine bulmuş.

5. Halüsinasyonu Önlemek İçin "Denetleyici Ajanlar" Kullanmak

Çoklu ajan sistemlerinin en zekice kullanımlarından biri "denetleme" mekanizması. Ece Hanım, halüsinasyon riskini azaltmak için, tek görevi diğer ajanın ürettiği işi kontrol etmek (fact-checking) olan başka bir ajan kullandıklarını anlatıyor. Yani işi yapan ajan ayrı, onu denetleyen ajan ayrı. Bu yöntemle hata oranlarını ciddi şekilde düşürebiliyorlar.

6. Mahremiyet Riski: Benim Ajanım Senin Ajanına Ne Söylüyor?

Ajanların kendi aralarında konuşması kulağa hoş gelse de Ece Hanım çok kritik bir riskten bahsediyor: Mahremiyet. İfadesi şu şekilde: "Eğer benim takvim ajanım, senin ajanınla toplantı ayarlarken 'Ece Cuma günü gelemez çünkü doktora gidecek, şu hastalığı var' gibi bir detayı paylaşırsa ne olacak?" İnsan devreden çıktığında, iki makine arasındaki sohbette ne kadar bilginin sızacağını kontrol etmek, şu an üzerinde en çok kafa yordukları konulardan biriymiş.

7. İnsan Egosunun Sınavı: "Gurur Duyduğumuz İşleri" Makineye Devretmek

Teknolojik değişimden ziyade Ece Hanım'ın "kültürel değişim" vurgusu çarpıcıydı. İnsanlar olarak yaptığımız işlerle gurur duyuyoruz ve kimliğimizi bunun üzerine kuruyoruz. "Bu işi ben iyi yaparım" dediğimiz görevleri bir ajana devrederken yaşayacağımız psikolojik zorluğun ve "Peki benim değerim ne?" sorgulamasının, teknolojiyi kurmaktan daha zorlu bir süreç olabileceğine dikkat çekmiş.

8. Çizgiler Bulanıklaşıyor: "Model" ve "Ajan" Artık Tek Bir Yapı

Eskiden "Model" ayrıydı, ona hafıza veren veya yöneten "Orchestrator" yapıları ayrıydı. Ece Hanım, şu an tüm bu katmanların (hafıza, araç kullanımı, planlama) modelin içine doğru "çöktüğünü" (collapsing) anlatmış. Artık dışarıdan desteklenen modeller değil, modelin kendisinin hafızaya sahip olduğu ve ajan gibi davrandığı, sınırların kalktığı hibrit bir mimariye doğru gidiyoruz.

9. Liderlik Paradoksu: Juniorların Yöneticilere İş Öğretebildiği Dönem

Belki de en insani çıkarımlardan biri bu kısımdı. Ece Hanım, Microsoft'ta üst düzey bir yönetici olmasına rağmen, ekibindeki en genç araştırmacıların gelip "Bunu görmen lazım" diyerek ona yeni şeyler öğrettiğini anlatıyor. "Ben yöneticiyim, en iyisini bilirim" egosunun artık geçerli olmadığının, liderlerin de sürekli "öğrenci" modunda kalması gereken bir dönemde olduğumuzun altını çizmiş.

10. TCP/IP Anı: Teknolojiden Yeni Bir "Ekonomi" Yaratma Aşaması

Ece Hanım, içinde bulunduğumuz anı internetin ilk günlerindeki TCP/IP protokollerinin yazıldığı günlere benzetiyor. Önce teknoloji gelir, sonra uygulamalar, en sonunda ise yeni "ekonomik modeller". Onun tabirine göre şu an teknolojiyi kuruyoruz ama asıl büyük değişim, bu ajanların kendi aralarında oluşturacağı yeni ekosistemler ve iş modelleri ortaya çıktığında yaşanacak.

11. Kömür Madenindeki Kanarya: Kodlama Ajanları

Neden şu an her yerde "kod yazan yapay zekalar" görüyoruz? Ece Hanım buna orijinal bir benzetme yapıyor: "Kömür madenindeki kanarya". Kodlama, bu yeni dönemin habercisi çünkü kodlama ortamı (IDE) metin tabanlı, derleyicilerle (compiler) doğrulanabiliyor ve yapay zeka için çok doğal bir oyun alanı. Kodlamada gördüğümüz bu "ajan devrimi", yakında diğer tüm sektörlere yayılacak bir öncü gösterge niteliğinde.

12. Dev Modeller Şart Mı? Küçük Modellerin Yükselişi

Herkes trilyon parametreli dev modellerden bahsederken, Ece Hanım farklı bir trende dikkat çekiyor: Küçük ama yetenekli modeller. Microsoft'un "Phi" ailesi gibi modellerle, ajansal işlerin doğrudan kullanıcının kendi cihazında (local) yapılabilmesi üzerine çalışıyorlar. Bu, hem maliyet hem de hız açısından geleceğin devasa sunucularda değil, belki de kendi bilgisayarlarımızdaki küçük uzman ajanlarda olabileceğini gösteriyor.

Yayını takip ederken ve sonradan notları yazıya çevirirken gurur duydum. Globalde bu kadar önemli rollerde yer alan Türk profesyonelleri görmek beni çok mutlu ediyor. Ece Hanım'ın 30 dakikalık kısa bir yayında anlattıklarını kıymetli bulduğum için sizlere aktarmak istedim. Umarım sizler için de faydalı bir yazı olmuştur.